10 masumun son yolculuğuydu…


10 masumun son yolculuğuydu…

Hergün aklımın ucundan geçmeyecek bir manzarayla kapısından girdiğim evimin önünde 10 masumun tabutu vardı bugün. Yüzlerce yaralı, 20’ye yakın ölünün arasındaki 10 masumun son yolculuğuydu kalabalığın toplanma nedeni. Halet-i ruhiyetimi anlatmaya kelimeler yetmez. İki farklı Yeliz var sanki.

Bir yanım yarınki gazeteyi düşünüyor, bütün gün uğraştığımız, çabaladığımız haber nasıl yayınlanacak. Vesikalıklar yeterli oldu mu vs… Bunlar mesleğin getirdikleri. Bir de vizörün arkasından an an takip ettiğim enkazın son parçaları var aklımda.

Gördüğüm cesetler, kanlar değil(!) anlatmak istediklerim. Teröre lanet olsun tabii ki. Masumları öldürdü. Amaç neydi, hedef kimdi bilmiyorum. Ama vasatın üzerinde ortalama hayat süren ailelerin ünlendirdiği Mehtap Pastanesi’nde dondurma yemek, yürüyüş yolunda çekirdek çitlemek için yürüdüğü o yoldaki insanlardan ne istediniz diye haykırmak istiyorum!. Onlar suçlusu değildi Türkiye’deki kaosun. Tek istekleri belki de ay sonunu nasıl denkleştireceğiz düşüncesinden kurtulup, ailecek bir dondurma yiyelim insan arasına karışalım düşüncesiydi. Ama öyle olmadı.

Hatırlıyorum, küçükken de bomba patlıyordu çöp kovalarında. Biz büyürken unuttuk çöp kovalarındaki patlama riskini. Çünkü artık kuleler bombalanıyordu, konsoloslukların önünde şehitler veriliyordu. Terör vardı. Hep oldu. Hiç bitmedi. Ama biz unuttuk çöp kovalarındaki bomba ihtimalini.

Güngören’de yaşayan biri olarak patlamanın meydana geldiği trafiğe kapalı caddeye ben de ailemle zaman zaman giderim.
Etrafımızı saran alışveriş merkezlerinin aksine o caddede minik dükkanlar, kuruyemişçiler, butikler, dondurmacılar günlük kazançlarını doldurmaya çalışırlar. Biz de 100 gram ayçekirdeğiyle başlarız havuzlu caddenin başından geri dönüşte Mehtap Pastanesi’nden karışık dondurmalarla evimize döneriz…(dönerdik)

27 Temmuz Pazar ise öyle olmadı. Ben ya da ailemden birileri orada değildi. (olabilirdi de…) Ama çok gördü bazıları o insanlara huzursuz dünyadaki huzurlu birkaç saati. Önce caddenin tam ortasındaki telefon kulübesinin yanındaki çöp kovası patladı. Yaralılar vardı. Doğalgaz patlaması sandılar. Herkes yaralıları kurtarma kaygısıyla olay yerine koştu. Ambulanslar çağırıldı. Dualar edilmeye başladı. Ve tam 10 dakika sonra daha büyük bir patlamayla göz gözü görmedi. Apartmanlardaki aileler evlerinde mahsur kaldı. Caddede can pazarıydı kan gölünün ortasında yaşananlar. “Yaşam savaşı” oydu işte.

Uzatmayacağım…

Kısa bir süre sonra olay yerindeydim. Görgü tanıkları, “Deprem gibiydi” diye hıçkırıklara boğuluyordu. Kimse ne olduğunu anlamadan etrafta koşuyor, ambulanslar trafiğe kapalı caddeye ulaşamıyor. Kaos, kaos, kaos…

Ve bugün. Tam 1 gün sonra. 18 ölüydü bilançonun açıklanan kısmı. Hastanelerde tedavisi süren 100 yaralı. Ve gönüllerde, zihinlerde kim bilir hafızalardan silinmeyecek ne yaralar…

Terör grupları, ülkeyi b.k etmeyi kendine amaç edinenler her kimse bilmiyorum. Kim üstlenir o da umrumda değil. Ama o can’lar artık yok. Ve yarın daha fazla can yine benzer bir kahrolası saldırıda yaşamının son nefesini verebilir.

Evimin çok yakınındaki bir camide toplandı 10 can’ın tabutu. Ağlayanlar, izleyenler… O kadar kalabalıktı ki…

Hemen hemen tüm siyasiler oradaydı. Namazı kıldıran hoca “Türkiye sevdalıları burada” diye haykırdı. Birlik olalım dedi.

Ardından Tekbir sesleri yükseldi. Namaz bitti. Başbakan gitti.

Ve kalabalık yürümeye başladı. Sanki Türk olmayan insanların tamamı teröristti onlar için… Küfürler etmeye başladılar. Üstlerinde kurşun geçirmeyen yelekleriyle Çevik Kuvvet polisleri kol kola girip barikat kurdu. Gencecik bedenler bu kez polise küfretmeye başladı.

İtişmeler başladı. Sonra bir başka grup diğer gruba bağırmaya başladı. Sağ yumruklar havaya kalktı. Ardından sol yumruklar.

Ama kimse düşünmedi…

Belki Müslümandı ölenler, belki Hıristiyan, belki Yahudi. Belki de inançsız.

Kim bilir?

Ama can’dı onlar. Hepimiz yaşam savaşı verdiği bu dünyaya yaşamak için gelen bedenlerdi. Ailelerinin ömrünü adayarak yetiştirdiği canlardı. Onların da ömrünü adayarak yetiştirdiği aileleri vardı, birçoğunun olacaktı.

Ya da o gün o yolda yürüyenler arasında sadece Türk olarak doğanlar yoktu. Kürt de vardı Ermeni de vardı Süryani de vardı. Nereden biliyoruz ki?

İnsan vardı o caddede, insanlar vardı.
Belki yine yakalandığında O.S gibi kimi öldürdüğünü bilmeyecek gencecik yürekler can’a kastedecek. Belki daha büyüklerine şahit olacağız bu patlamaların…

10 masumun son yolculuğuydu benim gördüğüm.

Onları bu dünyada yaşamaya iten neden, bundan sonra da o canların yanında olacak. Sevdiklerini yanına bekleyecek. Cennetlerinde sevdikleri için yer ayıracak…

Suçu yoktu o canların,

Can’dı onlar.

Peki ya o can’a kast edenler…

Vicdanlarıyla hesaplaşırken her gün ölecekler.

Başımız sağolsun …

Yorum Yapın