bir cenaze, bir fotoÄŸraf…


Duygu, annesi Sevgi Çoban ve 14 yaşındaki aÄŸabeyi Ömer Gürkan’la Amasya’da akrabalarının yanındaydı. Antalya’ya tatile gidecek olan aile, baba Ümit Çoban’la Ankara’da buluÅŸacaktı. Ankara otogarında önceki gün 06.30’da üst geçit yerine, caddeden karşıya geçerken yolun ilk bölümünü aÅŸan aile, orta refüjde otomobillerin arasından geçmek için uygun zaman bekliyordu. Duygu bu sırada, karşıda kendilerini bekleyen babasının otomobilinden indiÄŸini görünce ona el sallamak için bir adım attı. Sol ÅŸeritten gelen Mesut Åžahin Åž. yönetimindeki 06 AF 1157 plakalı otomobil duramadı ve Duygu’ya çarptı. Duygu Çoban olay yerinde yaÅŸamını yitirirken, bir adım gerideki annesi ve aÄŸabeyi, aniden geliÅŸen olaya müdahale edemedi…
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nden kalktı Duygu’nun cenazesi önceki gün…Acı olayın haberini yapmak için oradaydım. Anne, baba, aÄŸabey periÅŸan, her biri olaydan kendini sorumlu tutuyor…
GözyaÅŸları, Duygu’nun okul arkadaÅŸları…
“Daha 12 yaşındaydı” diye yakılan ağıtlar…
Ama bir muhabir için gerekli olan en önemli ÅŸey, “Küçük kızın fotoÄŸrafı” yoktu!…
SoruÅŸturdum, akrabalardan rica, minnet…Kimsenin yanında yok.
O fotoÄŸrafı bulmadan da merkeze dönmezdim…(iÅŸ gereÄŸi)
En azından bir fotoÄŸraf bulmalı, haberi garantiye aldıktan sonra baÅŸka fotoÄŸraflar aramalıydım…
Baba hıçkırıklara boÄŸulmuÅŸ aÄŸlarken benim fotoÄŸraf aradığımı gördü…
Elinde cep telefonu bana uzattı, “Bak benim güzel kızıma” diye aÄŸlamayı sürdürdü..
Elime telefonu aldım, olabildiÄŸince hızlı ve seri olmaya çalışarak kendi telefonumun bluetooth’unu açtım ve kendi telefonuma fotoÄŸrafı yolladım ve yine olabildiÄŸince hızlı bir ÅŸekilde telefonu babaya geri verdim…
Ardından, tek düşündüğüm duygularımı sorgulamak oldu…
Bugünkü gazetede haber yayınlandı, üstelik o fotoÄŸrafla deÄŸil, ardından Duygu’nun NakkaÅŸtepe’deki İstek Belde Okulları’nda bulduÄŸum fotoÄŸrafıyla (yaklaşık 2 saat aradım…)
Bugüne kadar bulduğum ilk fotoğraf değildi tabii..
Birçok kez fotoÄŸraf bulmuÅŸluÄŸum, yürütmüşlüğüm var ama sanırım hiçbiri bu kadar acı olmamıştı…
Melek yüzlü kız, huzurla uyu…

Yorum Yapın