Medyada sular durulmuyor…Haberler de peÅŸi sıra. Aslında uzun zamandır ÅŸu medyadaki twitter polemiklerini takip ediyorum. Ahmet Hakan, Oray EÄŸin, Melis Alphan, Serdar Turgut inanılmaz hızla kullanıyor “Twitter”ı…Bizim Özgür de (Özgür Alaz) beni her görüşünde “Yeliz artık videobloga geç” diye tutturuyor:)
Evet, blogda birÅŸeyler yapmanın zamanı geldi de geçiyor farkındayım. Ama iÅŸte bazen vakit bulamıyorum, bazen de vakit bulduÄŸumda içimden yazmak gelmiyor. Motivasyonumu çok çabuk kaybediyorum. Kızıyorum bu yüzden kendime…
Sabaha karşı Münevver’in katil zanlısı Cem GaripoÄŸlu teslim oldu! (Yakalandı demeyin boÅŸuna kendi teslim oldu iÅŸte) Oray EÄŸin duyduÄŸu andan itibaren Twitter’da durumu güncellemeye baÅŸladı. Kıyafetlerinden tutun ayakkabılarına kadar inceledi herkes Twitter’da Cem GaripoÄŸlu’nu…
Ben sucuk ekmek meselesiyle baÅŸlamak istiyorum konuya. Sabah 07′de annem evde bağırıyordu. “Yeliz uyan artık Cem yakalandı”. Uyku haliyle zıpladım yataktan kendimi televizyonun karşısına attım. Cem GaripoÄŸlu’nun avukatı konuÅŸuyordu.
-Aç mısın diye sordum?
-Sucuk ekmek istediÄŸini söyledi…
-Sucuk ekmek yerken baktım ‘Bu çocuk mu o cinayeti iÅŸledi…’ diye aklımdan geçirdim…
İnsan üzülüyor deÄŸil mi ? Benim bile aklımdan geçirdi. Hangi psikoloji ona bu cinayeti iÅŸletti acaba…
Annem benden daha sakindi. “Avukata bak nasıl da demagoji yapıyor” dedi.
BaÅŸtan beri cinayet sonrası sürecin çok ciddi bir PR çalışmasıyla yürütüldüğüne inanıyordum. Hatta basına verilen haberlerin, Münevver’in babasına silahların doÄŸrultulmasının tamamının bir strateji gereÄŸi yapıldığından emindim! Tam bunları düşünürken gazeteci arkadaşım Cem Güner de aynı görüşleri paylaÅŸtığını ileten bir mail attı…
Tabii araÅŸtırdım ama pek de bir sonuca ulaÅŸamadım…
Teslim olan Cem’in kıyafetleri, surat ifadesi farklı ÅŸeyler anlatıyordu…
Hele ki saçları ve sakalı bende çok garip ÅŸeyler düşündürdü…Saçları kazınmıştı ama sakalı aynen duruyordu.
“Aczmendilere benzemiÅŸ” diye geçirdim içimden…
Hala da düşünüyorum. Cem’i Ermenistan’da, ABD’de ararken yanlış yapmışız…
Belki de ÅŸalvarla dolaşıyordu etrafımızda cüppesi ve sarığıyla…
Birazdan toplantı yapacağız, cinayetteki detaylar için neler yapacağımızı konuÅŸacağız…
Heyecanla merak ediyorum geliÅŸmeleri… (Yakalanma fotoÄŸrafları burada)
Öğrendikçe paylaşacağım..
.
Videosu da burada…




Sevgili Yeliz,
Batıdaki olaylar ve doÄŸadaki olaylar bu ülke acaba farklı iki bölümden mi oluÅŸuyor? sorusunu sorduruyor bana…
İnsanlar deÄŸilde, medya vicdan bir yana popülarite peÅŸinden koÅŸuyor. Ciner yayın grubu iddia ‘yla biz çok baskı yaptık gündemden indirmedik adam teslim olmak zorunda kaldıya getiriyor. Fakat sadece ciner yayın grubu deÄŸil bütün basın bu olayın üstünde durdu. Çünkü popülaritesi yüksekti. İnsanları merak içerisinde bırakıyordu. Bir kız başı kesilerek öldürüldüyü geçti bu olay. Vicdan meselesi olmaktanda çıktı. (medya kuruluÅŸları açısından)
Diyarbakır ‘ın Lice ilçesinde Çocuk yaÅŸtaki Ceylan ÖNKOL bir patlama sonucu bedeni paramparça oldu. YüreÄŸimin ruh hali onun bedenin o parçalanmış haline eÅŸ deÄŸer. Çünkü kimse ilgilenmiyor. Basın iÅŸi biliyor iÅŸe gitmiyor hesabı kazancının peÅŸinde… Kazanç getirmeyecek kendisine bela getirebileceÄŸini düşündüğü bir olay üzerinde yoÄŸunlaÅŸamıyor. Özgürüz diyen haber programlarını görüyoruz. Neden canlı baÄŸlantı yapmadılar? Neden olaydaki ihmalleri irdelemediler? Oranın bir askeri bölge olması korkutucu geliyor onlara… Çünkü bu ülke demokrasiyi tam göğüsleyebilmiÅŸ deÄŸil. Askere her yede görüşü soruluyor. Oysa askerin iÅŸi sadece güvenliÄŸi saÄŸlamak. BaÅŸbakanı Turkiye gibi düşün bir konuÅŸma yapacak veya bir elbise giyecek,buna onun koruma müdürü karışabilir mi?
Eğer koruma müdürü onun can güvenliğini tehlikeye atacak bir durumla karşılaşırsa o zaman konuşur ve müdahale eder.
Halkımız en çok askere güveniyor. Askerde bizi çok güzel sömürüyor maalesef. Ben askere gidersem vurulursam ÅŸehit oluyorum, fakat eÄŸer annem baÅŸ örtüsüyle genel kurmaya girmeye çalışırsa o laiklik nedeniyle engelleniyor. Laiklik bile yorumlanmış yorumlanmış ve belli bir kesimin çıkarına uyarlanmış. Diyanet açıklıyor. BaÅŸ örtüsü dini zorunluluktur. Fakat gel gör ki, Ezici bir çoÄŸunluÄŸu müslüman olan bir ülke de kamusal alanda başörtü yasak. Devlet deÄŸil miydi görevi vatandaşın huzurunu, refahını saÄŸlamak? Ben bu ÅŸekilde pek huzurlu ve mutlu deÄŸilim bu ülke de… Terk etmem mi gerekiyor? Oysaki ben çok sevmiÅŸtim vatanımı…
KONU NERDEN NEREYE GELDİ… Fakat bu konu herÅŸeyi açıklıyor. Türkiye belli bir kesimin elinde ilerliyor. DemokratikleÅŸme çabaları bu kesim tarafından kesinlikle ve kesinlikle insanların kanına dokunan milliyetçi tavırlarla engelleniyor ve provake ediliyor.
Bu konuya giriÅŸim mesajım sana! Çünkü isterim ki baÅŸarılı ve adil bir basın mensubu olasın. İsterim ki korkmtadan geniÅŸ bakasın olaylara… Belki bu uÄŸurda can vermen gerekebilir… Ama vazgeçme.
Ceylan ÖNKOL ‘la ilgili bir araÅŸtırma yazısı yazmanı rica ediyorum. GeniÅŸ bakarak deÄŸerlendirerek irdelemelisin olayı. Bariz bir örnek vereyim. Savcı olay yeri inceleme için imamı gönderiyor, kendi can güvenliÄŸi yok diye! Oysa o imam da bir insan? ve bu sefer onun can güvenliÄŸi tehlikede! Bu bile bu olayı irdelemek için çok bariz bir örnek… YüreÄŸim yanmasa bu kadar yanmazdım bu derdi sana… Benimle yaşıtsın belki beni anlarsın imkanlarım kısıtlı benim. Ama yazdım iÅŸte…
Sen ve vicdanın artık…
Cem GARİPOĞLU nun popülaritesi seni sarmasın lütfen. Bu ortada olan bir şey zaten. İnsanların görmediklerini çıkar gün yüzüne ey genç arkadaşım.
Saygılarımla.