cern direktörü dr. aymar…


Avrupa Nükleer Araştırmalar Konseyi’nin, kısa adıyla CERN’in Genel Direktörü Dr. Robert Aymar, basında görünmeyi pek sevmeyen bir bilim adamı.

CERN’in küre ÅŸeklindeki merkezinin 5. katındaki odasında görüşüyorum. Sadece 15 dakika röportaj süresi veriyor. KonuÅŸmamız 22 dakikayı bir kaç saniye geçtiÄŸinde “Fazladan 7.5 dakikamı aldınız” diyerek röportajı kesti.
Dr. Aymar, evrenin oluÅŸumunda birkaç saniye içinde ortaya çıkıp ama bugüne kadar tespit edilemelen “Kara Madde”yi araÅŸtıracakları LHC deneyinin insanlık açısından ÅŸaşırtıcı sonuçlar doÄŸuracağını söylüyor. Dr. Robert Aymar, Türkiye’nin olası bir CERN üyeliÄŸinin ekonomik büyüme getireceÄŸini ve AB sürecini hızlandıracağını kaydetti.

İşte sorularım ve Dr. Aymar’ın cevapları:
ENERJİNİN ÖTESİ
20 yıldır süren çalışma tamamlandı, büyük deney başlıyor. LHC’ye ilişkin en büyük beklentiniz ne?-
Element parçalarının nelerden oluştuğunu bilmek zorundayız, bunu araştırıyoruz. O yüzden bu kadar Nobel ödülü alıyoruz. Son 30 yıldaki çalışmalarımızdan maddenin çok detaylı bir yapıya sahip olduğunu gördük. Fakat evrenin oluşumunda çok kısa bir süre içinde gözümüzden kaybolan bir şeyler var. Enerjinin ötesinde. Ne olduğunu anlamıyoruz. Kayıp olan gözümüzden kaçan şeyin ne olduğunu anlamak için LHC’den başka bir yol yok. Ne olduğunu tespit edemediğimiz bir şeyi tanımlamak insanlık açısından da çok şaşırtıcı, süpriz bir gelişme olacak. LHC’nin inşaa edilmesi, yapılması zorunluydu ve eşsiz bir çalışmadır.
MADDE VE ANTİ MADDE

Cevaplamak istediÄŸiniz temel soru ne?
- O kadar çok ki. En önemlisi temel parçacıklar. Temel parçacıklarda kütle kontrolünün nasıl olduğunu anlamıyoruz. Bu konuyu açıklamak için Belçika, Almanya ve İskoçyalı bilim adamlarının ürettiği üç farklı modelimiz var. LHC ile bunu kanıtlamalıyız. Bunu bulursak aynı zamanda bir icat olacak. Farklı alanlarda da gelişmeler olacak. Örneğin madde ve anti madde. Şunu biliyoruz ki evrenin yaratılışı sırasında hacim yeterince genişti. Radyasyon ve parçacıklar dengeliydi. Radyasyon kaçamıyordu. Parçacıklar tarafından emiliyordu. Radyasyonun emilmesinden de madde ve anti madde oluşuyordu. Onlar çarpıştığında ise anti madde kayboluyor. Radyasyonun da enerjiye dönüştüğünü görebiliyoruz. Bunu açıklamak için farklı gruplar, farklı kurallar olduğunu görüyoruz. Bu soruların cevabını bulmalıyız.
TANRI’YI ARAMAK

LHC deneyi özellikle İngiliz basınında “Tanrıyı Aramak” olarak gösterildi. Her geçen gün büyüyen bir tartışma konusu bu. Konuya sizin bakış açınız nasıl?
- Bu tartışmalı bir yorum deÄŸil. X parçacığına “Tanrı parçacığı” diyorlar. Bu tanımı, Nobel ödüllü Leon Leiderman ortaya attı. Fizik kitabını satmaya çalıştı ve reklamı için iyi bir isim aradı. Ancak yıllarca çalışmasına raÄŸmen bulamadığı anti maddeye böyle bir isim koyması, onun hayal kırıklığını yansıtıyor. 20 yıldır aramasına raÄŸmen bir türlü bulamadığı parçacığa “Tanrı Kahretsin Maddesi” demek istedi, ama yayıncıyla kitabın daha iyi satması için Tanrı Maddesi’nde anlaÅŸtı.
KARA MADDE NEREDE

Yani siz ana maddeyi mi arıyorsunuz?
- Kara maddeyi, bilinmeyen, evrenin oluşumunda birkaç saniyede kaybolan maddeyi arıyoruz. Bulmamız da çok güzel olacak. Bugüne kadar bu konuda çalışan birçok önemli isim çok mutlu olacaklar. Bunu bulamasak da o maddeyi oluşturan başka şeyler bulacağız.
ABD’li iki bilim adamının Havaii’de Federal Mahkeme’ye LHC deneyinin dünyanın sonunu getirecek kara deliÄŸi açacağı için durdurulması baÅŸvurusu hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Öncelikle bizim için sürpriz oldu. Havai’ye giderek mahkemeye başvuruyorsunuz. Tek nedeniniz çok riskli olması. Ve burada CERN gibi uluslararası bir kuruluşu şikayet ediyorsunuz. Biz mahkemeden hiçbir şey almayacağız ve onlara açıklama yapmayacağız. Ciddiye almıyoruz.
Avrupa Birliği’nin yolu CERN’den geçer
Türkiye’de Avrupa BirliÄŸi üyelik sürecini ifade etmek için “AB’ye giden yol Brüksel’den veya Diyarbakır’dan geçer” deyimi kullanılır. Ülkenin bilimsel yönden geliÅŸmesinin önemini vurgulayan bir cümle olarak da bazı bilim adamları “Brüksel’e giden yol CERN’den geçer” diyor. Bu düşünceyi destekliyor musunuz?
- Evet, burada bence iki nokta var. Birincisi Türkiye’nin yıllar öncesinde başlayan AB’ye üyelik başvurusunu gösteriyor. Bu da CERN üzerinden Avrupa Birliği’ne üyelik gibi görünüyor. Eğer bilimin bir ülke için gerekli olduğunu sorarsanız size evet derim. Çünkü gelişme ve değişim için bilim zorunludur. Türkiye’nin CERN’e üyeliği size ekonomik büyüme getirir. Burada bir zincir var. Bilim yeniliğin kaynağıdır.

Yorum Yapın