<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>İtiraflarım! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://fikirlerinhurriyeti.com/itiraflarim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fikirlerinhurriyeti.com/itiraflarim/</link>
	<description>Herkes İçin Hürriyet!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 06:27:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Mehmet TURAC tarafından</title>
		<link>http://fikirlerinhurriyeti.com/itiraflarim/comment-page-1/#comment-51</link>
		<dc:creator>Mehmet TURAC</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2009 10:08:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://blog.yelizoz.com/?p=268#comment-51</guid>
		<description>Termos gibiyiz, her şey içimizde patlıyor dışarıdansa sadece hoş bir seda duyuluyor. Kaçışlarımız arasına esher miktarda özgürlük alıveriyoruz. Yolumuza bu şekilde koyuluyoruz. Peki neyden kaçıyoruz, üzüntüden, kederden, stressten mi ? Nereye gidersek gidelim zaten sorun olarak gördüğümüz şeyler, başka şekilde karşımıza çıkacak isimleri değişecek, yüzleri değişecek ama hisettirdiği değiştirmeyecek. Vucudumuzda derin bir acı hasıl olacak, kimsenin görmediği. Çekileceğiz kuytu kötüşelerimize ve dinleneceğimizi varsayacağız. Tebessümlü bir uyku nöbetine gireceğiz belki bu kadar uzakta. Ama gözlerini açıp tekrardan &quot;merhaba dünya&quot; demeye kalktığımızda hiç bir şeyin değişmediğini anlayacağız.

Sorunları çözmek, ne kaçmakla ne de zamana bırakmakla olmuyor. Ya da içimizdeki huzuru yeniden kazanmak için belirli bir zamanın, lokasyonun hiç bir önemi yok. Sadece başka bir adımı nasıl atacağımızı bilmeliyiz. Ya da benim için bu şekilde oluyor bu. Ve hiç bir şey&#039;i &quot;acı&quot; diye adlandırıp, onları boşveremeyiz. Bunlara tecrübe denir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Termos gibiyiz, her şey içimizde patlıyor dışarıdansa sadece hoş bir seda duyuluyor. Kaçışlarımız arasına esher miktarda özgürlük alıveriyoruz. Yolumuza bu şekilde koyuluyoruz. Peki neyden kaçıyoruz, üzüntüden, kederden, stressten mi ? Nereye gidersek gidelim zaten sorun olarak gördüğümüz şeyler, başka şekilde karşımıza çıkacak isimleri değişecek, yüzleri değişecek ama hisettirdiği değiştirmeyecek. Vucudumuzda derin bir acı hasıl olacak, kimsenin görmediği. Çekileceğiz kuytu kötüşelerimize ve dinleneceğimizi varsayacağız. Tebessümlü bir uyku nöbetine gireceğiz belki bu kadar uzakta. Ama gözlerini açıp tekrardan &#8220;merhaba dünya&#8221; demeye kalktığımızda hiç bir şeyin değişmediğini anlayacağız.</p>
<p>Sorunları çözmek, ne kaçmakla ne de zamana bırakmakla olmuyor. Ya da içimizdeki huzuru yeniden kazanmak için belirli bir zamanın, lokasyonun hiç bir önemi yok. Sadece başka bir adımı nasıl atacağımızı bilmeliyiz. Ya da benim için bu şekilde oluyor bu. Ve hiç bir şey&#8217;i &#8220;acı&#8221; diye adlandırıp, onları boşveremeyiz. Bunlara tecrübe denir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Erkan tarafından</title>
		<link>http://fikirlerinhurriyeti.com/itiraflarim/comment-page-1/#comment-50</link>
		<dc:creator>Erkan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2009 18:21:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://blog.yelizoz.com/?p=268#comment-50</guid>
		<description>&quot;Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…

Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin…&quot;
Nazım Hikmet

Yazıyı tamamlamak istedim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…</p>
<p>Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin…&#8221;<br />
Nazım Hikmet</p>
<p>Yazıyı tamamlamak istedim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
