Garip bir yoğunluk içindeyiz…
Sadece ben değil! İnanın etrafımdaki herkes bu yoğunluktan nasibini alıyor. Bütün gün koşuşturmacanın içinde savruluyoruz, akşam olduğunda bilgisayar başında kendimizi buluyoruz.
Gazete-Üniversite-Ev-Tez arasında sıkışıp kalmış haldeyim…(Kurtarın:( )
***
Kısa bir Kıbrıs macerası yaşadım. Facebook , Friendfeed, ve flickr’dan takip edenler görmüştür.
Nereden çıktı, neden gittin, oralar nasıl sorularını içeren onlarca e-mail aldım arkadaşlardan, dostlardan…
Kısaca paylaşmak istedim…
Sığınacak bir liman ararken, Girne Limanı’nda buldum kendimi…
“Kirlenmemiş” belki de “Kirletilmemiş” bir limandı…
Astım-Rinit Kongresi için gittiğim Girne’de Malpas Otel’de kaldım. Kesinlikle harika bir oteldi…=)
Mercedes marka taksilerle Girne Limanı’na indim.
Çok keyifle yürüdüm, çok keyifle dinlendim ve çok keyifle röportajlar yaptım.
Sığınacak bir limansa aradığınız, Girne Limanı olmalı gideceğiniz yer…
Şeftali (ya da diğer adıyla Şef Ali) kebabını yemenizi öneriyorumJ Gerçekten çok lezizdi! Balıklar da enfes tabii ki.
Bu arada alkol Girne’deki en ucuz şey diyebilirim. Duty Free’den daha ucuza tüm alkol çeşitlerini bulabilirsiniz…
Bu arada çok bomba haberlerim var…
Cuma sabahı 04.00’de Girne’deki otelimizden ayrıldık 07.00’deki uçağımız için. Havalimanı’nda pasaport kontrolünden geçmek için sıra beklerken iki kişi arkamda KKTC cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat bekliyordu. Sabah rehavatiyle emin olamadım. Hatta bir cumhurbaşkanının pasaport kontrolünden geçmek için sıra beklemesi bana garip geldiJ Üstelik yanında koruması bile yoktu…
Pasaport kontrolünden geçtikten sonra Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın tarifeli uçağıyla birlikte İstanbul’a uçtuk. Kıbrıs Türk Hava Yolları’nda VIP bölümü yok hemen belirtmeliyim. “Benim millerim var bana özel hizmet edin” deme lüksüne sahip değilsiniz. Ki Mehmet Ali Talat da en önün bir arka sırasına oturdu ve İstanbul’a kadar yalnız seyahat etti.
Cumhurbaşkanı olduğu ülkeden “Korumasız”, üstelik kuyruğa girerek ayrılan Mehmet Ali Talat’ı İstanbul Atatürk Havalimanı VIP’de “Asker Mangası” karşıladı!!! İki araba koruma da Cumhurbaşkanı’na eşlik etti…
Tabii Talat VIP’ten çıkana kadar bizler uçakta esir kaldık. Yarım saatlik bekleyişten sonra bir HAVAŞ otobüsüne binip, havalimanına ulaştık…J(Pardon, VIP olmayan havalimanı bölümüne demeliyim..:)
Ne denilebilir bilmiyorum, kendi ülkesinde korunmayabilir ama misafiri olduğu ülkede korunmalı anlayışını çok benimsemediğimi belirtmeliyim.
Tabii bir de kendi ülkesinde sayısını bilmediğim kadar çok korumayla dolaşan Başbakan ve Cumhurbaşkanlarını da canlı olarak görmekteyim. Hürriyet Muhabiri Ardıç Aytalar (2008 TGC Başarı Ödülü Sahibi) Başbakan’ın koruma otomobillerinin bir futbol sahasında oluşturduğu kuyruğu haber yapmıştı geçtiğimiz günlerde…
Mehmet Ali Talat’ı korumasız görünce, o haberi hatırladım…
Sadece gülümseyebildim…
Ne güzel demiş eskiler, “Güleriz acınacak halimize…”



