kriz ve işsizliğe dair…


Dün serviste eve doğru giderken, bir arkadaşım sordu:
“Korkuyor musun?”
Neden? diye yanıtladım
“Kriz var ya ben 2001 krizinde işsiz kalanlardanım. Yine işsiz kalmaktan korkuyorum…”
Bir an durdum, nefes aldım…
Cevap veremedim…
Bugünlerde, özellikle bizim sektörde (medya) herkeste bir panik. Bütün dedikodu siteleri birkaç hafta önce CİNER’in yeni kuracağı gazetenin transfer dedikodularına yer vermişken, bugünlerde “küçülme, sıkı yönetim, maaşlarını günlerdir alamayan çalışanlar…” haberi yapıyor. Akşam Gazetesi’nde 100 kişi işten çıkarılmış bile…
***
Her Salı 09.00′da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Yrd. Doç. Dr. Şevket Sayılgan’ın Ekonomi Gazeteciliği dersine katılıyorum. 3 haftadır süren derslerde “Türkiye’nin Tekrar Eden Ekonomik Kriz Senaryosu”nu ele alıyoruz.
Özellikle 1997′de Türkiye’nin faiz dışı fazla vermeye başlamasıyla içinden daha da çıkılmaz bir hâl alan krizimizin tablosunu şöyle çiziyor Şevket Sayılgan:
Yetersiz Kamu Geliri
Artan Kamu Harcaması
Zarar Eden Kamu İktisadi Teşebbüsleri
Bütçe’de açık yaratıyor.
Bütçe açığı dolayısıyla kamu açığı yaratıyor.
Kamu açığını kapatmanın yolları: “İç borçlanma, Dış Borçlanma, Merkez Bankası Kaynakları, Bankacılık sistemine müdahale”
Peki bu dört araç kullanılırsa?
İç borçlanma-Faizlerde yükselme
Dış borçlanma-Kurlarda yükselme
Merkez Bankası Kaynakları-enflasyon
Bankacılık Sistemine Müdahale-Zayıflayan mali yapılar
yaratıyor…
Bu sistem Türkiye’de işliyor mu; işliyor…
***
Ama gel gör ki, dün “bizzat” röportaj yaptığım Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, iş dünyasının global krize karşı Türkiye’de de önlem paketleri oluşturulması çağrısına karşın üstüne basa basa, “Global ekonomik krize bağlı, Türkiye’de panik oluşturacak, sıkıntı doğuracak bir tablo sözkonusu değil” diyor…
Televizyon ekranına bakıyorum doların kuru 1.6865!…
1.20′lerden 1.68′e çıkmış dolar kuru nasıl Türkiye’de panik oluşturacak sıkıntı doğuracak bir tablo yaratmaz söyleyin bana…
***
ve bu ortamda bile mevzuya pozitif yaklaşan değerli arkadaşım pazarlama dahisi Özgür Alaz iyi bir yazı kaleme almış. http://www.marketallica.com/ sitesinde kriz ortamında öne çıkabilecek 8 iş modelini anlatan Özgür, “Yeni çalışma biçimleri” maddesinde şunları söylüyor:
“Ekonomik kriz ne yazık ki yüzbinlerce işe maloluyor. Beklendiği gibi bir durgunluk ortamı gerçekleşirse onbinlerce kişi işlerini kaybedecek, milyonlarca kişi de iş kaybetme riski ile karşı karşıya gelecek. Geleneksel ekonomi ve geleneksel iş yapma biçimi malesef iş açığına cevap olamayacak. İnternet sayesinde bu ekonomik krizde freelance (serbest çalışma)nın yükselişine tanıklık edeceğiz. Insanlara (Saatlik işler, proje bazlı işler, evden çalışılarak yapılacak işler) ile ek gelir sunmayı vadeden kariyer-iş sitelerinin yükselecektir böylece.Bahsettiğim modelin yazılım alanında karşılığı rentacoder.com. Diğer alanlarda da benzer pazaryeri yaratılabilir mi? İşverenlerin çok alışık olmadığı bir model bu ancak işverenler, istihdam riski almadan işlerini yürütebilecekleri için hızla benimseyebilirler. Ya da şöyle bir kariyer sitesi hayal edin. Sitede hiç bir gerçek iş ilanı yok, insanlara ‘istediğin şirkette kendi işini yarat’ denilebilir. Bunun için çeşitli araçlar sunar.”
***
Yorumlarınıza…

Yorum Yapın