“Sen Aydın DoÄŸanlı deÄŸil misin?”


Hiçbir soru karşısında bu kadar irkilmemiÅŸtim…
Bu yıla kadarki bütün çabalarım, çalışmalarım, uğraşılarımın bir anda havaya kalkan bir elin ağzından çıkan bu sözcükler tarafından yıkılmaya çalışılması beni üzdü ama yıkmadı!
Bu soru ile 30 Nisan’da Ankara Gazi Üniversitesi’nde konuÅŸmacı olarak katıldığım “Toplumsal Dönüşüm ve Medya” kongresinde karşılaÅŸtım. Sosyal medyanın geleneksel medya karşısındaki haklı baÅŸarısını ve geleneksel medyanın dönüşüm sürecini anlattığımda karşımdaki kitlenin ilgili dinleyiÅŸi beni çok etkiledi. Friendfeed, Twitter gibi sosyal aÄŸlarda beni takip eden (ve daha önce hiç görüşmediÄŸim) kiÅŸiler de dinleyiciler arasındaydı. (Buna da gerçekten çok sevindim).

Konuşmamın konu başlıklarını şöyle özetleyebilirim:
-17 yaşında Hürriyet’te çalışmaya baÅŸladığımda nasıl bir atmosfer vardı?
-5 yıllık çalışma sürem boyunca neler değişti?
-İnternetin hızlı yükselişi biz muhabirleri nasıl etkiledi? (İyi/Kötü yönleri)
-Hürriyet Gazetesi ve www.hurriyet.com.tr arasındaki farklar! (Birbirimizden bağımsız çalışıyoruz)
-Blog neden gerekli?
-Meslekte iletişim fakültesi öğrencilerini bekleyen zorluklar?
-Gazetecilik öğrencileri fark yarattığında nasıl başarılı olur?
-Ben başarılı olabilmek için neler yapıyorum?

Tüm bu yazdıklarımı teker teker hazırladığım power point gösterisi ile açıklamaya çalıştım. Akademik bir konferans olduÄŸu için katılımcılar olarak “Bildiri” hazırlamıştık. Aynı oturumu paylaÅŸtığım diÄŸer konuÅŸmacılar hazırladıkları bildirileri okumayı tercih ederken ben bildirimden bağımsız olarak deneyimlerimi paylaÅŸtım. Süremin dışına çıkmadan merak edilenleri cevaplamak üzere konuÅŸmamı bitirdiÄŸimde salondan duyulan alkış pek de fena deÄŸildi:)

hurriyet.com.tr ve Hürriyet Gazetesi’nin farklı departmanlar olduÄŸunu anlatmak beni çok zorladı çünkü gerçekten karşımdaki kitle bu gerçeÄŸe inanmak istemedi:) Tekrarlıyorum ki ben Hürriyet Gazetesi muhabiri olarak hurriyet.com.tr için haber hazırlamıyorum. Hurriyet.com.tr farklı bir bölümde farklı muhabirler ve editörler tarafından güncelleniyor. Tabii bizim haberlerimize de yer veriyorlar. (Tıpkı diÄŸer internet haber sitelerinin yaptığı gibi…)
“Kapitalizmin esiri olmuÅŸ medya, siz gazeteciler..” gibi sözleri de telaffuz etti bazı arkadaÅŸlar ama gerçekten onların sorularına da içtenlikle yanıt verdim.
Bir diÄŸer soru ise gazetelerdeki kemikleÅŸmiÅŸ kadronun aşılmasının kolay olmadığına iliÅŸkindi. Açık yüreklilikle bu soruyu yanıtladım. İstihbarat Åžefim Ayda Kayar tanıdığım günden beri kulağıma hep aynı ÅŸeyi söyler (Israrla!). Çalışmayan, araÅŸtırmayan, sorgulamayan muhabir kim olursa olsun Hürriyet’te barınamaz. Åžu anki Hürriyet İstihbarat kadrosuna baktığımda da bunu çok açık bir ÅŸekilde görebiliyorum zaten. En yorgun çalışma arkadaşım bile rutini takip ederken zorlansa bile özel haber hazırlamak için elinden geleni yapıyor. (İnanıyorum buna).
Bu sorulara yanıt verdikten sonra en arka sırada beyaz gömlekli bir beyefendi söz aldı. Kendini tanıtmadığı için adını yazamıyorum. (Söylemiş olsaydı asla unutmazdım)
“Sadece tek birÅŸey sormak istiyorum. Sen Aydın DoÄŸan’lı deÄŸil misin?” diye sordu sanki Aydın DoÄŸan Lisesi’nden mezun olmak “KAHREDİCİ, KORKUNÇ, UTANILASI” bir durummuÅŸ gibi!
Ses tonundaki alayı anlamamak için aptal olmak gerekirdi…

Bu soruya bozulmadım. BulunduÄŸum yer Gazi Üniversitesi’ydi ve ben her türlü soruya kendimi hazırlamıştım. Sadece üzüldüm…
Ben ilkokulda da gazeteci olmak isteyen bir öğrenciydim. Kendi isteÄŸimle “Gazeteci” olabilmek için Aydın DoÄŸan Anadolu İletiÅŸim Lisesi’ni kazandım. Kısaca belirtmem gerekirse Aydın DoÄŸan Anadolu İletiÅŸim Lisesi Milli EÄŸitim Bakanlığı’nın Liselere GiriÅŸ Sınavı’nda baÅŸarılı olduÄŸunuz takdirde girebildiÄŸiniz bir lise! (Geçen yıl 100 sorudan minimum 70′ini doÄŸru yanıtlamanız gerekiyordu kazanabilmek için.)
Soruyu soran arkadaÅŸ eÄŸer okuyorsa ÅŸunu belirtmem gerekiyor:
Bu durum sizi rahatsız eder mi bilmiyorum ama Sayın Aydın DoÄŸan’ın yaptırdığı okulumuzda Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik laboratuvarında görülen derslerin yanı sıra sosyal ve kültürel aktivitilerle de öğrencilerin kiÅŸisel geliÅŸimlerinin saÄŸlanması için çaba gösteriliyor. Ayrıca İngilizce ağırlıklı 4 yıllık eÄŸitimde Sayın Aydın DoÄŸan’ın katkılarıyla yabancı öğretmenler de derslerde öğrencilerin pratiklerinin artması için çabalıyor.

Bu kısa açıklamanın ardından ÅŸunu belirtmeliyim ki “Evet, Ben Aydın DoÄŸan Anadolu İletiÅŸim Meslek Lisesi mezunuyum.” 2004′te bu liseyi birincilikle bitirdim. Lise son sınıfta Hürriyet Gazetesi’nde aynı sınıfta okuduÄŸum 5 arkadaşımla birlikte Hürriyet Gazetesi’nin İstihbarat Servisi’nde zorunlu stajımı tamamladım. DiÄŸer arkadaÅŸlarımla birlikte stajımı tamamladığımda İstihbarat Müdürüm Celal Korkut’un önerisi ve benim isteÄŸimle Hürriyet Gazetesi’nde gönüllü staja devam ettim. Üniversitede okurken hem çalıştım hem okudum ki hala bunu yapıyorum. (Son sınıftayım).
Ben sadece Aydın DoÄŸan Lisesi mezunu olduÄŸum için Hürriyet’te çalışmıyorum. Aydın DoÄŸan Lisesi’nden mezun olduÄŸum için Hürriyet’i savunmuyorum.
Hürriyet’in gazetecilik baÅŸarısını savunmak bana düşmez. Ben Hürriyet’te yaptığım gazeteciliÄŸin baÅŸarılı bir gazetecilik olması için çaba gösteriyorum. Etrafımdaki insanlardan da kendimi geliÅŸtirebilmek için maksimum derecede faydalanmaya çalışıyorum.

son olarak,
keÅŸke “Sen Aydın DoÄŸanlı deÄŸil misin?” sorusunu sormak yerine,
“Aydın DoÄŸan Lisesi’nde okumak size ne kattı?” sorusunu yöneltseydiniz…

Aydın Doğanlı olmak bana bu cevabı verebilme cesaretini kattı!

““Sen Aydın DoÄŸanlı deÄŸil misin?”” hakkında 6 yorum var.

  1. Ramazan diyor ki:

    Güzel yazmış, kendinizi güzel ifade etmişsiniz.
    Fakat Doğan Medya Grubu belli çizgisi olan, sektörün lideri durumundadır. Tabi ki, bunun arkasında bir başarı var.

    Bu baÅŸarı eÄŸer ki, basın ilke ve ahlakına uyuyorsa, eywallah. Ama yaptığınız haberlerde neyi hedeflediÄŸiniz ve insanlara neyi empoze etmeye çalıştığınız da çok önemlidir. Türkiye çok farklı ve zengin bir coÄŸrafya. Aydın DOÄžAN’la benim kiÅŸisel bir sorunum yok. Bu ülkede patronun ve çalışanların belini kıran vergiler var. O vergiler olmazsa, bazı ÅŸeylere teÅŸvik olmasa sizin gayet hoÅŸ eÄŸitim vere bir okulda eÄŸitiminiz de hayal olabilirdi. Bir de bu açıdan bakın olaylara. Siz okudunuz, kendinizi yetiÅŸtirmiÅŸsiniz, fakat ben ise imkansızlıklarla okuyan bir genç olarak imreniyorum sizden… Neden diye sorarsaniz; bahsettiÄŸiniz okula yapılan yatırım tamamen bir çıkar meselesidir ve bir tür ticari stretejidir. Nasıl daha az vergi?
    Aydın DOÄžAN ve bir baÅŸka iÅŸadamı, hiç önemli deÄŸil… Onların kinle nefretle iÅŸi olmaz. Onlar paralarını kurtarmanın derdindedirler. Çünki, onların iÅŸi bu. Sürekli büyümek ve kazanmak… Güçlü olmak, vurdu mu devirmek….

    Ben sizi baÅŸarınızdan dolayı kutluyorum. Sonuçta okumuÅŸ bir yerlere gelmiÅŸsiniz fakat lütfen ÅŸunu iyi görün: “gencecik beyniniz bir sistemin esiri olmasın.” BahsettiÄŸimiz sistemin eleÅŸtrilecek çok yanı vardır. Benimde sizin de eleÅŸtrilecek yanlarımız vardır. Fakat eleÅŸtriler konudaki özneye güç katmak için olmalı, eleÅŸtrilen kiÅŸi de eleÅŸtrileri boÅŸa çıkarmamalıdır.

    En derin saygılarmla.

    http://www.ramazankocakaya.com/sinsi-medya-yayinlari-ve-amaclari/

    şu yazımı okumanızı rica edeceğim.

  2. aykut diyor ki:

    Bir gazeteci olarak, işinizin görünümünü en iyi; aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık deyimimiz açıklayabilir sanırım. Hangi gazetede, hangi basın-yayın kurumunda çalışırsanız çalışın, sonunda bir sermaye gurubuna bağlı olmakla suçlanacaksınız.
    Elbette, bir çok açıdan toplumun medyaya karşı olan tepkisi anlaşılabilir; ancak bunun direk çalışanlarla ilintilendirilmesi oldukça anormal bir durum.
    Hele ki size sorulan sorudan yola çıkarak: “Sen Sabancı Anadolu Lise’li deÄŸil misin?” diye soruya yatay bir düzlemde geniÅŸlik katarsak, sorunun ne derece anlamsız olduÄŸunu, daha net anlayabiliriz diye düşünüyorum.
    Öyle ki; bir x kişi düşünelim. Bu kişinin ırkçı düşüncelere sahip olan ve aynı doğrultuda davranışlar sergileyen biri olduğunu varsayalım. Aynı kişinin yaptırdığı ve eğitim olanaklarına destek verdiği bir okuldan mezun olan herkese, aynı düşüncenin takipçisi diyebilir miyiz?
    Benim kendi adıma tüm meslek mensuplarından ve elbette özellikle gazetecilerden beklediğim; vicdani duygularını, kişisel duruşlarını ve gazetecilik yahut her ne meslekle iştigalediyor olurlarsa olsunlar, onun etik tavrını yitimemeleridir.
    Bu duruş sergilendiği sürece, hem kişi kendisi, hem de kamu adına doğru, en azından tutarlı davranışlar sergilemiş olur.
    Ben, kendi adıma haberi ulaşabildiğim kadar çok kaynaktan alıp ona göre değerlendiriyorum.

  3. Irmak diyor ki:

    Aydın DoÄŸan medyası yahut baÅŸka bir patronun medyası, sonuç olarak medya baÄŸlı olduÄŸu kimselere hizmet ediyor, çıkarlarına ters düşmeyen kiÅŸi ya da kurumlara destek veriyor, çıkarlarıyla çatışan kiÅŸi ya da kurumları ise yerden yere vuruyor. Siz ne kadar doÄŸru, dürüst ve iÅŸini iyi yapan bir gazeteci olsanız dahi, haberleriniz bahsettiÄŸim çıkarlar doÄŸrultusunda bir süzgeçten geçiriliyordur eminim. Bugüne kadar hükümet yandaşı olarak gördüğümüz Aydın DoÄŸan medyası, son zamanlarda hükümetle amiyane tabirle “papaz” olduÄŸu için yayınlarını bu çizgide yapıyor.

    Size gelince, idealiniz gazeteci olmakmış, anladığım kadarıyla bunun için çok da çalışıyor ve yaptığınız iÅŸten keyif alıyorsunuz. Ancak ÅŸunu unutmayın, yanında yer aldığınız kesimler sizin kim olduÄŸunuzu belirler. Bu yüzden siz Aydın DoÄŸan’lı deÄŸil misiniz sorusunu normal karşılıyorum.

    En azından kişisel blogunuzda gazetenin ismini kullanmasaydınız, ya da kullanıyoranız bu eleştirilere açık olmalı ve üzüntü duymamalısınız. Aydın Doğan gençlerin eğitimi için kendini paralayan, sütten çıkmış ak kaşık bir adam değil çünkü.

    İyi çalışmalar.

  4. Kemal Kürban diyor ki:

    Sizin takıntı yaptığınız şeyin ne olduğunu tam anlayamadım aslında. Ne yani orada çalışmıyormusunuz . Tabiki öyle sorulacak. Yada sizce neden öyle bi soru geldi dersiniz bi düşünün. Doğan medyasında yalan haber sayısının yüksek oluşuysa o zaman kendi konuştuklarınızda bir yalan vardıda oradaki arkadaş onu yakalamış ve sizin Doğan medyasında yetişmiş olduğunuzu düşünmüşmu olabilir, ne kadar gülünç değilmi. Yani sizi tepki almaya iten nedir. Yarası olan gocunur derler ya sizinkide o hesaba gelmiş aynı. Yazınızı okurken mantıklı bi açıklama yaparsınız diye düşünüyordum sadece kendi hayatınızı yazmışsınız ve okuduğunuz okulun iyiliği falan vb boş şeyler yani . Bunlar cevap değil .
    Şu konu aklıma geldi. Bi Bulgaristan göçmeni arkadaşa bi programda Bulgar mısın diye sorulduğundaki adamın tutumu aynı sizinkiydi. Bilmem anlatabildim mi ?

  5. Hande PARLAKGÜNEŞ diyor ki:

    Ben, 2006 yılında o zaman ki ‘oks’ adıyla bilinen ÅŸimdi ki sbs sınavını, Aydın DoÄŸan Anadolu İletiÅŸim Meslek Lisesi’ni kazanarak baÅŸarıyla geçtiÄŸine inanan ve 2009-2010 eÄŸitim öğretim yılında doÄŸan grubunda zorunlu stajını tamamlayıp okul hayatının son senesini geçiren bir AYDIN DOÄžANLIYIM!

    üzgünüm, bu tarz durumlarla daha mezun olmadan, mesleğimi iş hayatında tanıyamadan karşılaşıyorum.
    üzgünüm, herkes Aydın Doğan Lisesine dıştan bir ön yargıyla bakıyor.

    Aydın DOÄžAN’ın kiÅŸiliÄŸi , siyasi görüşü , tutunduÄŸu davranış yada iÅŸ hayatında izlediÄŸi yol… hiç biri bizim o lisede aldığımız eÄŸitimi etkilemiyor. EÄŸitimimiz öğrenimimizden bizlere daha çok ÅŸey katıyor. bir gazetecinin yada televizyoncunun nasıl olması gerektiÄŸini en baÅŸta basın ilke ve ahlakına uyan örneklerle bize sunuluyor.bundan dolayı aldığım eÄŸitimi her yerde gerekirse herkese karşı savunurum.

    aydın doğanlılara ilk önce kendini geliştirme dersleri veriliyor. yeri geldğinde başımızda duran en üst makama bile çıkıp şikayetimizi, yada hakkımızı gerektiği gibi savunuyoruz.bize söz hakkı verilip bizim görüşlerimiz dinleniyor ve buda kendimize duyduğumuz güveni en sağlam temel şekilde atmamızı sağlıyor.bu şekilde eğitilmemiz iş hayatımızda aynı tepkileri vermemizi sağlıyor. o yüzden işimizi yaparken basın ilke ve ahlakına uygun bir şekilde icra ediyoruz yada kendi adıma konuşmam gerekirse edeceğim.

    aydın doÄŸanın isminden ötürü(kendi kiÅŸilik görüşleriniz) çalışanlarına bu tarzda muamele yapılması bence doÄŸru deÄŸil. bende olsam, o konferansta ’sen aydın doÄŸanlı deÄŸil misin?’ sorusunu yönelten kiÅŸi,eÄŸer adını da söylemiÅŸ olsaydı unutmazdım.

  6. Oyun diyor ki:

    Yazı gerçekten güzel olmuş bazı şeyleri açıklığa kavuşturmuş

Yorum Yapın