sonsöz ya da önsöz…


Aydın DoÄŸan Anadolu İletiÅŸim Meslek Lisesi’nden mezun olduÄŸum günü öyle net hatırlıyorum ki. Çok heyecanlıydım, liseden birincilikle mezun olacak; meslek lisesi mezunu olarak üniversiteye girebilmenin kapısını aralayacaktım.

Annem, babam, anneannem, babaannem herkes yanımdaydı. Aydın DoÄŸan’dan almıştım mezuniyet hediyemi. Babam PC’ler yaygınlaşırken almıştı ilk bilgisayarımızı ama laptop baÅŸka birÅŸeydi. Ve bu benim emeÄŸimin karşılığı olarak hediye ediliyordu. Elime aldığım günü unutamam…

ÖSS‘de beklediÄŸimden çok daha iyi bir baÅŸarı elde etmiÅŸtim. NiÅŸantaşı‘ndaki hayallerimin okuluna o kadar yakındım ki. Marmara Üniversitesi İletiÅŸim Fakültesi‘nin kapısından içeri girdiÄŸimde her ÅŸey yeni baÅŸlıyor diyordum kendi kendime.

4 yıl boyunca Aydın DoÄŸan’da Gazetecilik okurken gördüğüm onlarca dersin o kadar benzerini okudum ki Marmara Üniversitesi’nde. Zaman zaman Basın Ekonomisi dersinin notları için lisedeki notlarımdan faydalandığımı da biliyorum.

BaÅŸarılı bir gazeteci olmak istiyordum. Yazan, konuÅŸan, yazdığının arkasında duran, yenilikçi, fark yaratan…  Okula gittim, okuldan çıktım iÅŸe gittim. Üniversite hayatım boyunca kendi harçlığımı çıkarıp, aileme yük olmadım. Lisedeyken nasıl lise bitsin herÅŸey farklı olacak diyorsam, üniversitede de aynı sözcükleri tekrarladım. Üniversite bitsin herÅŸey farklı olacak…

Frankfurt Okulu ve Adorno adını duyduÄŸumda Felsefe dersindeydik. Derinlere indim, ardından Cüneyt Akalın‘ın Uygarlık Tarihi dersinde paylaÅŸtığımız dünyadaki coÄŸrafyaları tanıdım. Türk Devrim Tarihi‘ni, Türk Dış Politikası‘nı bugünü anlayacak kadar iyi öğrendim. Sanatın “S”sinden anlamayan ben Sanat Tarihi ile tanıştığımda, “Bir gün kesinlikle görmeliyim” dediÄŸim onlarca müzeyi ajandama not ettim. Barış Doster‘le Uluslararası İliÅŸkiler dersinde, bitirme tezimi yazmaya cesaret edecek kadar Avrupa BirliÄŸi‘ni merak ettim. Hergün kapısından içeri girdiÄŸim Hürriyet’in Ekonomi sayfalarını okumadan geçen ben, Åževket Sayılgandan aldığım ekonomi derslerinde ekonominin dinamiklerini anlayabildiÄŸimi farkettim. Temel kavramları öğrendikten sonra Prof. UÄŸur Dai‘nin, Orhan Baytar‘ın, Tolga Kara‘nın Basın Ekonomisi derslerinde heyecanla söz aldım. Hergün okuduÄŸum gazetenin kağıdına baktığımda onun önemini de bilir oldum. Prof. Åžengül Özerkan‘ın Medya Analizi dersinde öğrendiÄŸimiz İçerik Analizi yöntemini öyle sevdim ki bitirme tezimde Hürriyet Gazetesi’ne içerik analizi uyguladım. Görünen haberi deÄŸil, altında yatan mesajı almaya çalışıyorum artık! Çok kısa bir zaman tanıma fırsatı bulmuÅŸ olsak da Emine Koyuncu Sayılgan‘ın Basında Pazarlama dersinde Türkiye’deki basın ve pazarlama iliÅŸkisine dair unutulmayacak örnekler öğrendim. Elime geçen gazetenin nasıl dağıtıldığını, pazarlamanın geleceÄŸini merak etmeden duramıyorum ki:)

Çok ÅŸey öğrendim ben üniversitede. KoÅŸtur koÅŸtur okula gelip, not tutmaya yetiÅŸemediÄŸim zamanlarda ses kayıt cihazına aldığım derslerin notlarını tamamladığımda arkadaÅŸlarımla paylaÅŸmaktan asla gocunmadım. Kırtasiyede satılan notlarımdan düşük not aldığında “Eksik yazmışsın düşük not aldım(!)” diyen de oldu; “Bu notlar niye bu kadar uzun, özetleyemedin mi?” diye soran da oldu. Güldüm geçtim, hatta yetinmedim http://yelizinnotlari.blogspot.com adresine ekledim notlarımı=)

Zaman ilerledikçe ben de deÄŸiÅŸmeye baÅŸladım. Kendimi, çevremi, ülkemi hatta dünyayı yorumladığımı farkettim. Sorgulayan bir öğrenciye dönüşmüştüm. Dünya nereye gidiyor? sorusunu herkesin sormuÅŸluÄŸu vardır. Ben “Yeni Dünya”yı merak ediyordum. Elimin altındaki internet bambaÅŸka dünyalar, bambaÅŸka fırsatlar sunuyordu. İyi de kötü de buradaydı ve en ayırt edilmeye muhtaç haliyle karşımda duruyordu.

Yazmak istiyordum… Daha iyi bir mecra nerede olabilirdi ki? Kilitli bir deftere yazmak yerine, buraya yazmaya baÅŸladım. Amatörce, merak ederek, okuyarak kendimi geliÅŸtirmeye çalışıyordum. İşte tam bu noktada lisans hayatımın son döneminde iki ders ile karşılaÅŸtım. Biri Yeni Ekonomi diÄŸeri ise İnternet GazeteciliÄŸi idi. Elimize not yerine verilen akademik makaleleri okumaya baÅŸladık. Blog yazıyordum ama ne kadar biliyordum blogların geçmiÅŸini? İnternet gazeteciliÄŸi için önemini? Ya da Yeni Dünya dediÄŸim kavramı ne kadar sorgulayabiliyordum? Yeni Ekonomi de Ekonominin bir devamı mıydı? Dersler baÅŸladığında merakla takip etmeye baÅŸladım bende. Tolga Hoca önce Long Tail’le arkasından Zenginlik Devrimi’yle tanıştırdı beni. O kadar heyecanla okudum ki ben o kitapları…

Yrd. Doç. Dr. Emel Dilmen sayesinde makale okumayı öğrendim diyebilirim:) Bloglar ve internet üzerine yazdıkları, Sansür hatta Sertaç Öğüt‘ün blogundaki tüm makaleleri detaylı okuma fırsatı buldum:) Bilgisayar laboratuvarında, “Blog” hazırlayarak final sınavını olduÄŸumuza ise hâlâ inanamıyorum:) (*Bu yazının baÅŸlığındaki ‘Sonsöz’ kelimesini Emel Hoca’nın bizler için yazdıklarından yola çıkılarak koydum.)

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün BiliÅŸim Anabilim Dalı’nda Yüksek Lisans yapmak için baÅŸvurma nedenimin temelini bu iki derste duyduÄŸum heyecan oluÅŸturuyor. Temelini dedim farkındaysanız çünkü gerçekten yeni dünyayı daha iyi anlamak istiyorum. Bu dünyaya ben de katkı saÄŸlarken, akademik bir dünyanın parçası haline gelebilmek ise en büyük hedefim…

Aslında daha o kadar çok ÅŸey anlatabilirim ki…

Bu yazdıklarım lisans hayatımın sonsöz’leri… Hayallerim ise geri kalan hayatımın önsözüne ÅŸahitlik ediyor.

Başarılı bir akademisyen olmak, anlatabilmek, yeni dünya için ben de üretmek istiyorum.

Yapımda ve yayında emeÄŸi geçen tüm hocalarıma, arkadaÅŸlarıma, dostlarıma çok teÅŸekkürler…

Hep söylediÄŸim gibi; “Güzel günler göreceÄŸiz…”

“sonsöz ya da önsöz…” hakkında 3 yorum var.

  1. arzu pınar diyor ki:

    Hayirli olsun :) Ben de aynı okulun Halkla İliÅŸkiler bölümünü 96 da bitirdim. Master derken, 99′u buldu.Çok sevmiÅŸtim okulu, mesleÄŸimi de hala seviyorum.Öğren öğren bitmiyor.

    Siteni takip edeceğim. Güzel günlere.

  2. Ramazan diyor ki:

    Liseyi birincilikle bitirmene şaşırmadım. Çünkü zaten hak ettiğini derslerinden bilemem ama görüyorum ki blog tutman, kendini gelişmeye adaman ve mesleğini severek yapıp koşuşturmaların hepsi birer başarı göstergesidir. Ülkemize kariyeri için böyle olgun ve akademik davranan genç arkadaşlar lazım. Televizyon başında saatler harcayan o dizi senin bu dizi benim veya futbol maçlarını kaçırmayanlar fazlasıyla var. Lütfen sadece kendi başarınla yetinme, insanların başarması için sende yardım et. Nasıl mı? Eğer genç bir arkadaş görürsen; ve senin dalında ilerlemek istiyorsa kendisine yardımcı ol. Hatta ilerde akademisyen olmak için çabalarsan bir çok nesili; çok iyi şekilde yetiştireceğinden şüphem yoktur. Meslektaşlarına mesleki eğitimleri konusunda rehberlik edecek yazılara ağırlık verirsen çok iyi olur. Ben hayatımda doğuda okumanın ve rehber olacak kişilerin yokluğundan dolayı çok çektim. Bu yüzden bunun ne derece önemli olduğunu çok iyi bilirim. Lütfen bu önerimi dikkate al.

    Alanı ne olursa olsun, çok iyi kariyer yapmak isteyen arkadaşlara benim de bir sözüm olacak:

    http://www.ramazankocakaya.com/basarinin-anahtari-sorumluluk/

    lütfen bu yazımı okuyunuz.

    En derin saygılarımla.

Yorum Yapın