Yalınayak ve hırpani Hindistan’ı dolaÅŸan dilenci, dijital çağın teknoloji yıldızı ‘Steve Jobs’tı


SİYAH boyunlu kazak, yüksek belli jean ve spor ayakkabılarından vazgeçmiyor. Pixar’ın Disney’le birleÅŸmesini, Ipod’u, MacBook’u, Iphone’u ve en son Ipad’i tanıtırken de aynı kıyafetlerle gazetecilerin karşısındaydı. 1974′te Himalayalar’da Hint dilencilerinin giydiÄŸi ‘lungi’ ile Hint mistisizminin izini süren kiÅŸi, bugün ‘dijital çağın teknoloji yıldızı’ olarak gösterilen Steve Jobs’tı.

34 yıl önce ailesinin evinin garajında Apple Computer’ı kuran Steve Jobs, Apple fenomeni yaratmayı baÅŸarmış bir isim. “23 yaşımdayken bir milyon dolarlık servetim vardı. 24 yaşımda bu servet on milyon doları geçti. 25 yaşımda, yüz milyon doların üzerindeydi” diyecek kadar iddialı. Vazgeçilemeyen ipod, cepten düşürülmeyen iphone hatta günlerdir süren Ipad tartışmaları bir yana, Steve Jobs’ın tüm bu ürünlerin tanıtımında üzerindeki siyah kazağı, yüksek belli jean’i ve spor ayakkabılarıyla karşımıza çıkması aslında farklı bir hikayeyi barındırıyor. Steve Jobs, ne giydiÄŸini önemsemeyen, üç katlı evinde halının üstünde yatmayı tercih eden, 19 yaşında DoÄŸu felsefesinin izinde kendini dilenci kıyafetiyle Hindistan yollarında arayan bir hippi. Steve Jobs’ın en yakın dostlarından biri olan Dan Kottke onu ÅŸu sözlerle anlatıyor: “Sanırım Steve’in içinde hep bir huzursuzluk vardı; derinlerde bir yerde, Steve’i ortaya çıkıp kendini kanıtlamaya zorlayan bir güvensizlik vardı. Sanırım öksüz yetiÅŸmiÅŸ olmak, Steve’i çoÄŸumuzun anlayamayacağı ÅŸekillerde yönlendiriyordu”.

Derslere gitmedi

yurtta kaldı

Steve Jobs’ın, pek parlak olmayan eÄŸitim hayatında, ailesini zorla ikna ederek baÅŸladığı özel Reed Koleji önemli yer tutuyor. ‘Oraya gitmezsem, hiçbir yere gitmeyeceÄŸim’ ısrarları karşısında Reed Koleji’ne baÅŸlasa da ilk sömestrde kötü notlarına paralel okulu bıraktı ve parasını geri aldı. Birkaç yıl önce baÅŸladığı marihuanayı bırakıp, doÄŸu öğretilerine daldı. Reed Koleji’nden ise bir süre kopmadı. BoÅŸalan yurt odalarında yaÅŸayarak kampüste kaldı. Okulun dekanı Jack Dudman ile arkadaÅŸ olması ve dersleri bırakıp okulda yaÅŸaması popülaritesini artırdı. Dudman o dönemlere iliÅŸkin, “Hiç para ödemeden iyi bir eÄŸitim alabileceÄŸini fark edecek kadar kurnazdı” diyor.

‘Hırpani ama hippi’

1974′te ailesinin evine geri döndüğünde dönemin ünlü ÅŸirketi Atari’nin elektronik teknisyeni ilanını gördüğünde ÅŸu olaylar yaÅŸandı: “Åžurada çok tuhaf biri var. Biz onu iÅŸe alana kadar buradan gitmeyeceÄŸini söylüyor. Ya polisi çağıracağız ya da onu iÅŸe alacağız.” Jobs geldiÄŸinde ise, üstü başı hırpaniydi ama tam bir hippiydi. Sadece geceleri gelmesi ve kimseyi rahatsız etmemesi karşılığında iÅŸe alındı. Günler sonra ÅŸefinin karşısına geçip ‘gurusunu görmek için Hindistan’a gitmesine izin verilmesini’ istedi.

Dilenci kılığı

O dönemde ÅŸirket, Almanya’daki oyunlarıyla ilgili bir sorun yaşıyordu. Steve’in DoÄŸu’ya giderken Almanya’daki sorunu çözmesi karşılığında izin verildi. Arkadaşı Don Kottke’yi ikna ederek Hindistan macerasına baÅŸladı. Almanya’ya uÄŸradıktan sonra Hindistan’a ulaÅŸtığında yalınayak ve hırpaniydi. Ama o yerel takılmaktan daha fazlasını düşünüyordu. Bu yolculuÄŸu dilenci olarak sürdürecekti. Tişörtünü ve kot pantolonunu vererek karşılığında Hintli dilencilerin giydiÄŸi, adına lungi denilen peÅŸtamaldan aldı ve sahip olduÄŸu diÄŸer herÅŸeyi dağıttı.

Oregon’daki elma bahçeleri

Hindistan’dan döndükten sonra Atari’deki çalışma hayatını sürdürmeyen Steve Jobs, ‘Aynı hamurdaki’ arkadaşı Steve Wozniak’ı ikna ederek Oregon’daki elma bahçelerinden esinlenip Apple Computer’ı kurdu. Ailesinin evinin garajında baÅŸlayan iÅŸ hayatındaki dönüm noktası ise bu garajda tasarladıkları Apple I’di.

Yediği meyveler yüzünden
yıkanmaya gerek duymuyordu
Apple Computer’ı kuran Steve Jobs, ekibe National Semiconductor’da yönetici olan Mike Scott’u da katmıştı. Ancak bir gün Scotty, ÅŸirketin önemli kararlarının verildiÄŸi otoparkta Jobs ile yürüyüşe çıktı. Scotty, Jobs’ın vücut kokusunu ona anlatmaya çalıştı. Çünkü Steve Jobs, Hint felsefesine bÄŸalı olarak sadece meyve yiyordu ve yediÄŸi meyveler yüzünden yıkanmaması gerektiÄŸine inanıyordu.
25 yaşında serveti
yüz milyon dolar
1980′de Apple’ın Teksas, İrlanda, Singapur ve California’daki tesislerinde çalışan sayısı önce 200′e sonra 600′e ardından bine çıkmıştı. Bir garajda Steve Wozniak’la tasarladıkları ilk Apple bilgisayarın etkisi tüm dünyada popülaritesini artırıyordu. Ancak Steve Jobs’un asıl istediÄŸi hayalindeki ‘Lisa’ bilgisayarı yapabilmekti. Teknolojik olarak geliÅŸmiÅŸ ancak ticari bir baÅŸarısızlık olarak gösterilen Apple Lisa ise Steve Jobs’ın Apple Computer’da iÅŸlerinin yolunda gitmediÄŸine önemli bir iÅŸaretti. Buna karşın Steve Jobs, baÅŸarısından asla ödün vermiyordu ve o dönemde hissettiklerini şöyle ifade ediyordu: “23 yaşımdayken bir milyon dolarlık servetim vardı. 24 yaşımda bu servet on milyon doları geçti. 25 yaşımda, yüz milyon doların üzerindeydi.”
jobs2
Sabah dörtte güne
başlayan çocuk
STEVE Jobs dünyaya geldiÄŸinde evlat edinme ABD’de çok yaygındı. O zamanlar tek ebeveynlik utanç verici bir durumdu. 24 Åžubat 1955′te San Francisco’da dünyaya gelmesinden, yetiÅŸkinliÄŸe ulaşıp ünlü olana kadar gerçek annesiyle ilgili neredeyse hiçbir ÅŸey bilmiyordu. On yıl boyunca çocuk sahibi olmakla kıvranmış San Franciscolu bir çift olan Paul ve Clara Jobs’ın evlat edindiÄŸi Steve Jobs, güne sabah dörtte baÅŸlayan, prize metal saç tokası sokmaktan çekinmeyen yaramaz bir çocuktu.
5 dolar öğrenme
tutkusu başlattı
ON yaşına geldiÄŸinde Steve’in elektroniÄŸe ilgisi arttı. Dördüncü sınıfa geldiÄŸinde ‘Hayatımdaki azizelerden biri’ olarak tanımladığı ‘Teddy Hill’in etkisi altına girdi. ‘EÄŸer bu ödev kitabını bitirirsen sana 5 dolar vereceÄŸim’ diyen öğretmeni içinde öğrenme tutkusunu baÅŸlattı. EÄŸitim hayatı çok uzun sürmese de bu, Steve’in hayatındaki önemli bir basamaktı.
Başkalarından uzak
iki genç
HENÜZ 13 yaşındayken tanıştığı Steve Wozniak, geliÅŸmiÅŸ bilgisayarlar için kağıtlara devreler çiziyordu. Elektronik konusundaki bilgisiyle rakipsiz olduÄŸunu hisseden Steve’in, ‘Woz’ hakkında ‘Tanıştığım insanlar arasında elektronik konusunda benden daha fazla ÅŸey bilen ilk kiÅŸiydi’ diye düşünmesi uzun sürmedi. Etraftakilerin deyimiyle Steve Jobs ve Steve Wozniak aynı hamurdan yapılmış gibiydiler. İkisi de yalnız, kendine dönük, baÅŸkalarından uzak gençlerdi. Aralarındaki beÅŸ yaÅŸ fark ise paylaÅŸtıkları tutkunun gölgesinde kalıyordu.

Yorum Yapın