
34 yıl önce ailesinin evinin garajında Apple Computer’ı kuran Steve Jobs, Apple fenomeni yaratmayı baÅŸarmış bir isim. “23 yaşımdayken bir milyon dolarlık servetim vardı. 24 yaşımda bu servet on milyon doları geçti. 25 yaşımda, yüz milyon doların üzerindeydi” diyecek kadar iddialı. Vazgeçilemeyen ipod, cepten düşürülmeyen iphone hatta günlerdir süren Ipad tartışmaları bir yana, Steve Jobs’ın tüm bu ürünlerin tanıtımında üzerindeki siyah kazağı, yüksek belli jean’i ve spor ayakkabılarıyla karşımıza çıkması aslında farklı bir hikayeyi barındırıyor. Steve Jobs, ne giydiÄŸini önemsemeyen, üç katlı evinde halının üstünde yatmayı tercih eden, 19 yaşında DoÄŸu felsefesinin izinde kendini dilenci kıyafetiyle Hindistan yollarında arayan bir hippi. Steve Jobs’ın en yakın dostlarından biri olan Dan Kottke onu ÅŸu sözlerle anlatıyor: “Sanırım Steve’in içinde hep bir huzursuzluk vardı; derinlerde bir yerde, Steve’i ortaya çıkıp kendini kanıtlamaya zorlayan bir güvensizlik vardı. Sanırım öksüz yetiÅŸmiÅŸ olmak, Steve’i çoÄŸumuzun anlayamayacağı ÅŸekillerde yönlendiriyordu”.
Derslere gitmedi
yurtta kaldı
Steve Jobs’ın, pek parlak olmayan eÄŸitim hayatında, ailesini zorla ikna ederek baÅŸladığı özel Reed Koleji önemli yer tutuyor. ‘Oraya gitmezsem, hiçbir yere gitmeyeceÄŸim’ ısrarları karşısında Reed Koleji’ne baÅŸlasa da ilk sömestrde kötü notlarına paralel okulu bıraktı ve parasını geri aldı. Birkaç yıl önce baÅŸladığı marihuanayı bırakıp, doÄŸu öğretilerine daldı. Reed Koleji’nden ise bir süre kopmadı. BoÅŸalan yurt odalarında yaÅŸayarak kampüste kaldı. Okulun dekanı Jack Dudman ile arkadaÅŸ olması ve dersleri bırakıp okulda yaÅŸaması popülaritesini artırdı. Dudman o dönemlere iliÅŸkin, “Hiç para ödemeden iyi bir eÄŸitim alabileceÄŸini fark edecek kadar kurnazdı” diyor.
‘Hırpani ama hippi’
1974′te ailesinin evine geri döndüğünde dönemin ünlü ÅŸirketi Atari’nin elektronik teknisyeni ilanını gördüğünde ÅŸu olaylar yaÅŸandı: “Åžurada çok tuhaf biri var. Biz onu iÅŸe alana kadar buradan gitmeyeceÄŸini söylüyor. Ya polisi çağıracağız ya da onu iÅŸe alacağız.” Jobs geldiÄŸinde ise, üstü başı hırpaniydi ama tam bir hippiydi. Sadece geceleri gelmesi ve kimseyi rahatsız etmemesi karşılığında iÅŸe alındı. Günler sonra ÅŸefinin karşısına geçip ‘gurusunu görmek için Hindistan’a gitmesine izin verilmesini’ istedi.
Dilenci kılığı
O dönemde ÅŸirket, Almanya’daki oyunlarıyla ilgili bir sorun yaşıyordu. Steve’in DoÄŸu’ya giderken Almanya’daki sorunu çözmesi karşılığında izin verildi. Arkadaşı Don Kottke’yi ikna ederek Hindistan macerasına baÅŸladı. Almanya’ya uÄŸradıktan sonra Hindistan’a ulaÅŸtığında yalınayak ve hırpaniydi. Ama o yerel takılmaktan daha fazlasını düşünüyordu. Bu yolculuÄŸu dilenci olarak sürdürecekti. Tişörtünü ve kot pantolonunu vererek karşılığında Hintli dilencilerin giydiÄŸi, adına lungi denilen peÅŸtamaldan aldı ve sahip olduÄŸu diÄŸer herÅŸeyi dağıttı.
Oregon’daki elma bahçeleri
Hindistan’dan döndükten sonra Atari’deki çalışma hayatını sürdürmeyen Steve Jobs, ‘Aynı hamurdaki’ arkadaşı Steve Wozniak’ı ikna ederek Oregon’daki elma bahçelerinden esinlenip Apple Computer’ı kurdu. Ailesinin evinin garajında baÅŸlayan iÅŸ hayatındaki dönüm noktası ise bu garajda tasarladıkları Apple I’di.





