Tarlabaşı’nın çocukları…


Tarlabaşı Toplum Merkezi, suç oranının en yüksek olduğu semtlerden biri olan Tarlabaşı’nda büyüyen 50 çocuğa fotoğraf makinesi dağıttı. 7-13 yaş aralığındaki çocuklar sokaklara bu kez ellerindeki fotoğraf makineleriyle çıkıp Tarlabaşı’nı fotoğrafladı. Merkezin sanat eğitmeni Ulaş Çıbuk ve sosyal hizmet uzmanı Ceren Suntekin fotoğrafları bastırıp sergileyebilmek için bir yıl boyunca sponsor aradı. Tarlabaşı seferberliği sonuç verdi. Fotoğrafların Volkswagen Doğuş Finans’ın sponsorluğundaki sergisi dün Taksim’deki Rengahenk Sanatevi’nde açıldı.
Tarlabaşı Toplum Merkezi İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde 2006′dan beri hizmet veriyor. Daha çok Avrupa Birliği fonlarından yararlanılarak kadınlara ve çocuklara eğitimler veriliyor. Alternatif sanat atölyesi çalışmaları kapsamında 50 Tarlabaşılı çocuğa sanat eğitmeni Ulaş Çıbuk, fotoğraf makinesinin ne işe yaradığını anlattı. 36 pozluk film takılan çek-at makineler çocuklara dağıtıldı. Bir haftalık sürenin ardından 45 makine sağlam halde merkeze geldi.
Çocukların çoğunun eline ilk kez fotoğraf makinesi aldığını belirten Ulaş Çıbuk, “Bir hafta süre tanımamıza rağmen çocuklar üç günde ellerinde fotoğraf makineleriyle yanımıza geldiler. Projenin konusu Tarlabaşı’nda yaşamdı. Çocuklar karmaşık, ürküten bu yaşamın içindeki en masum gözleriyle yaşamlarını fotoğrafladılar” dedi.
Sosyal Hizmet Uzmanı Ceren Suntekin, açıldığından bu yana merkezde görev yapıyor. Tarlabaşı’nda bugüne kadar çekilen en farklı anların çocukların gözünden yansıtıldığına inanıyor. Sergide 33 çocuğun 45 fotoğrafının yer aldığını belirten Suntekin, “Aslında eline makineyi alan her çocuk çok güzel fotoğraflar çekmişti. Ama bütçemiz doğrultusunda her fotoğrafı sergileyemedik, elemek zorunda kaldık” diye konuştu.
Tarlabaşı’nda sevgiyi öğrendim
Fotoğrafını sergide görmek için Ceren Suntekin’le açılışa gelen Hilal Takak, henüz 11 yaşında. Tarlabaşı Toplum Merkezi sayesinde tanıştığı fotoğraf makinesinin ardından fotoğraf çekmeyi de çektirmeyi de çok sevdi. Uykudan yeni uyanan bir yaşındaki kardeşi Samet’in beşiğinin demirleri arasındaki gözlerini fotoğrafladı. Tarlabaşı deyince aklına ne geliyor diye sorduğumda ise, 11 yaşındaki bir çocuktan beklenmeyecek bir yanıt verdi: “Sevgiyi de nefreti de Tarlabaşı’nda öğreniyorum.”
10 yaşındaki Eylem Takak ise Hilal’in kuzeni. Evlerinin bulunduğu sokağın başında her sabah bekleyen polis memuruyla yan yana fotoğraf çektirdi. Serginin en popüler fotoğraflarından biri bu. Açılış boyunca fotoğrafının başından ayrılmayan Eylem Takak “Polisler bizimle konuşmazlar. Ama ben ilginç bir şey olduğu için çekilmek istedim. Polis ağabey de kırmadı. İlk kez polisten korkmadım” diyor.
7 yaşındaki Ferhat Demirler ise Tarlabaşı Eğitim Merkezi’nin en küçük çocuklarından biri. Onun makinesinden çıkan karede ise, tek göz odada yaşam mücadelesi verdiği babası Halil Demirler var. O da her ziyaretçiye, “Birlikte çekilecektik ama evde kimse olmadığı için ben babamı çektim” diyor.
Çocukların samimiyetleri, coşkuları ve kendi algıladıkları güzellikleriyle “Tarlabaşı”nı anlatan sergi 27 Temmuz’a kadar gezilebilir.
Kesinlikle görmelisiniz!…

“Tarlabaşı’nın çocukları…” hakkında 2 yorum var.

  1. eylem takak diyor ki:

    bence güzel,birşeyler eksik tarlabaşının dergisi çıka bilirdi .tarlabaşının çocukları çıka bilirdi. tarlabaşı öğretmeni çıka bilirdi.

  2. barış agirbaş diyor ki:

    tarlabaşının cocukları hepsı d.bakırdan kaçarak yada kaçırılarak getırılıyor orda onlara hırsızlık yaptırıyorlar en cokta cukur mahalesınde oturuyorlar

Yorum Yapın